Bugün, Türkiye'nin eğitim ve kültür hayatına yön veren en önemli isimlerden biri olan Hasan Âli Yücel’in ölüm yıldönümü. Yalnızca bir siyasetçi ya da bürokrat değil, aynı zamanda bir öğretmen, bir düşünür, bir edebiyatçı ve en önemlisi bir aydınlanma savaşçısıydı. Onu anmak, yalnızca geçmişi yad etmek değil; bugün eğitim ve kültür politikalarımızın ne yöne evrildiğini sorgulamak, onun bıraktığı mirasa ne kadar sahip çıktığımızı değerlendirmek anlamına da gelir.

Hasan Âli Yücel, 1938-1946 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanı olarak görev yaptığı dönemde, yalnızca ders müfredatlarını düzenlemekle kalmadı; eğitim sisteminin özüne fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bireyler yetiştirme düsturunu kazandırdı. O, sadece okullar inşa etmedi, yalnızca ders kitapları basmadı, bir neslin zihnini ve ruhunu inşa etti.

Köy Enstitüleri: Aydınlanmanın Meşalesi
Onun en büyük miraslarından biri Köy Enstitüleri oldu. Eğitimi yalnızca kentlerin ayrıcalıklı sınıflarına sunan anlayışı yıktı; Anadolu'nun ücra köylerine, tarlada çalışan çocuklara, köyün ışığını yakacak öğretmenlere umut oldu. "Aydınlanma" dediğimiz kavram, yalnızca birkaç kişinin ayrıcalığı olmaktan çıkıp bir milletin ortak serveti haline gelmeye başladı.

Ne var ki bu devrim, çıkar odaklarını, eski düzenin kalıntılarını rahatsız etti. Köy Enstitüleri kapatıldı, eğitim yeniden sınıfsal bir ayrıcalık haline geldi. Ama Hasan Âli Yücel’in açtığı yol, fikirlere ve ideallere zincir vurulamayacağını bir kez daha kanıtladı. Bugün bile onun eğitim vizyonu, hâlâ tartışılıyor, hâlâ özleniyor.

Kültürel Rönesans: Klasiklerin Çevirisi
Yücel, yalnızca eğitim alanında değil, kültür dünyasında da bir devrim yarattı. Batı’nın büyük klasiklerini Türkçeye kazandırarak, Türkiye’yi dünyayla buluşturan bir köprü inşa etti. Platon’dan Shakespeare’e, Tolstoy’dan Goethe’ye kadar pek çok büyük ismi Türk okuruyla tanıştırdı. Çünkü o, yalnızca bilgi vermekle yetinmeyen, eleştirel düşünen, okuyan, sorgulayan bireyler yetiştirmek istiyordu.

Bugün bir kez daha düşünmeliyiz: Eğitim sistemimiz, onun hayalini kurduğu özgür ve düşünen bireyleri yetiştirebiliyor mu? Fikirler hâlâ özgürce tartışılabiliyor mu?

Hasan Âli Yücel, belki fiziken aramızdan ayrıldı, ama bıraktığı miras bugün de bizlere yol göstermeye devam ediyor. Onu yalnızca hatırlamak yetmez; onun ideallerini yaşatmak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, aydınlanma meşalesini nesilden nesile taşımak zorundayız.

Bugün bir çocuğun eline bir kitap geçtiğinde, bir öğretmen öğrencisini özgür düşünmeye teşvik ettiğinde, bir genç bilimin ve sanatın ışığında geleceğe yürüdüğünde, Hasan Âli Yücel’in ruhu yeniden yaşam buluyor.

Onu saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Eserlerin yaşıyor Hasan Âli Yücel, ışığın hiç sönmeyecek.

Eser ATAKAN - 26.02.2025
Dün, ÖS 9:03
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

film izle