<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:yandex="http://haber.yandex.com.tr/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
	<channel>
	<title>Öğretmen Sitemiz</title>
	<link>https://www.ogretmensitemiz.com/</link>
	<description>Eğitim ve Öğretmenlerle İlgili Her Türlü Bilgi</description>
	<image>
		<title>Öğretmen Sitemiz</title>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/</link>
		<url>https://www.ogretmensitemiz.com/images/banner/oYretmen_sitemiz1_2.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/okullarimizda-siddet-pandemisi-ve-7-cozum-onerisi-h43911.html</link>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:51:21 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[egitim-yazilari]]></category>
		<title><![CDATA[OKULLARIMIZDA ŞİDDET PANDEMİSİ VE 7 ÇÖZÜM ÖNERİSİ]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p align=center style=text-align:center&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Şanlıurfa ve Kahramanmaraş İllerimizde meydana gelen üst üste gerçekleşen iki saldırıda 9 kaybımızın ve 29 yaralımızın olduğunu ve bazı yaralılarımızın da yoğun bakımda olduğunu kahrolarak öğrendik. Daha 1,5 ay önce İstanbulda 1 öğretmeniz hayatını kaybetti, 2 öğrencimiz ise yaralandı. Ülke olarak çok üzgünüz. Kayıplarımıza Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, ailelerine ve milletimize sabır diliyorum. Bu yazıyı da çok zor yazıyorum. Ancak kendimi zorunda hissediyorum. Peki bize ne oldu? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Bu yazıda şiddetin nedenlerini ortaya koymaya ve bütüncül bir bakış açısıyla çözüm yollarını dayanakları ile önermeye çalışacağım. Bu yazıyı öncelikle Sayın Milli Eğitim Bakanına, akabinde idari teşkilatlara, biz öğretmenlere, ailelere ve topluma ithafen kaleme alıyorum. Öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi kaybettiğimiz, emniyet güçlerimizin ve kantin görevlisinin de yaralandığı okullarımızdaki bu olaylarda hiçbir paydaşın kendisini tamamen sorumluluk dışında görmesi mümkün değildir.&amp;nbsp; Eğer aksini iddia edersek kibrimize yenik düşmüş olacağımız açıktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Vilfredo Paretonun (80/20) yaklaşımı çerçevesinde yönetim süreçlerinin sorunların oluşumunda ve de çözümünde çok önemli etkisi bulunmaktadır. Çocuklarımızın gelişim sürecinde yöneticiler ise kamu idarecileri, öğretmenler, toplum ve aileler yani hepimiz oluşturmaktayız. Düşüncelerimi ve çözüm önerilerim ise şu şekildedir:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol&gt;
	&lt;li&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Liderlik ve Değer Temelli Yaklaşım&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Liderlik, yalnızca yönlendirme değil aynı zamanda örnek olma sorumluluğunu da içerir. Eğitim yöneticilerinin etik değerler, mesleki birikim ve temsil kabiliyeti bakımından güçlü olması, eğitim ortamlarının niteliğini doğrudan etkilemektedir. Liderler yol-amaç teorisine göre takipçilerine örnek, yol olmalıdır. Takipçileri onlara inanmalı ve onlarda yolu takipçileri için açmalıdır. Oysa günümüzdeki pek çok yönetim uygulaması maalesef resim çek ve paylaşa indirgenmeye çalışılmaktadır. Bu tarz bir yönetim yaklaşımının takipçileri üzerinde lideri-izleme etkisi yapması mümkün olmamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Öğrenciler öğretmenlerini, öğretmenler ise yöneticilerini gözlemleyerek değerlendirmektedir. Bu nedenle yönetim kademelerinde yapılacak görevlendirmelerde, etik ve mesleki yeterliliklerin öncelikli olarak dikkate alınması çok önemlidir. Yöneticiler yalnızca idare eden değil, aynı zamanda örnek olan kişilerdir. Liderlerin süreçleri eline bir kontrol listesi alıp denetlemesinden önce rehberlik ve liderlik yapacak kişilerden seçilmesi gerekmektedir. Eğitim kurumlarında görev alan herkesin etik değerler ve mesleki sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, çocuklarımızın geleceği açısından hayati önemdedir. Hiçbir lider sorunları halının altına süpürmemeli çözülmesi için gayret göstermeli, görevden alınacağını bilse dahi (halının altına süpürmemenin olumsuz etkisini de geçmişte yaşamış bir arkadaşınızım) yetkili makamlar mutlaka bilgilendirmelidir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=2&gt;
	&lt;li&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Liyakat İlkesi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Liyakat, görevin ehil olan kişilere verilmesini ifade eden temel bir ilkedir. Hem hukuki düzenlemelerimizde hem de kültürel değerlerimizde bu ilkenin önemine vurgu yapılmaktadır. Mekke'nin fethinde Hz. Abbas, Kâbe'nin anahtarını istemiş ancak Hz. Peygamber, anahtarı o zamana kadar bakımını yapan &lt;/span&gt;&lt;a href=https://www.google.com/search?q=Osman+bin+Talha&amp;amp;sca_esv=1b2e90cde7e2044e&amp;amp;sxsrf=ANbL-n4GLIoY15z6IbsZ2mkZppYU3aXoEw%3A1776496081041&amp;amp;source=hp&amp;amp;ei=0S3jacxJ9oL27w_k6s6RDg&amp;amp;iflsig=AFdpzrgAAAAAaeM74cGMoLH3jcFZeaV2RMryfXeh3zMq&amp;amp;ved=2ahUKEwjGnL_X6_aTAxVERfEDHWwRD_8QgK4QegQIARAC&amp;amp;uact=5&amp;amp;oq=L%C4%B0YAKAT+HZ+ABBAS+KABEN%C4%B0N+ANAHTARI&amp;amp;gs_lp=Egdnd3Mtd2l6IiNMxLBZQUtBVCBIWiBBQkJBUyBLQUJFTsSwTiBBTkFIVEFSSTIFEAAY7wUyBRAAGO8FMgUQABjvBTIFEAAY7wUyBRAAGO8FSLyHAVAAWL-FAXAEeACQAQCYAfQBoAGaK6oBBjAuMzQuM7gBA8gBAPgBAZgCKKAC8SrCAgsQABiABBixAxiDAcICCBAuGIAEGLEDwgIOEC4YgAQYsQMY0QMYxwHCAg4QABiABBixAxiDARiKBcICCBAAGIAEGLEDwgIKECMYgAQYJxiKBcICBBAjGCfCAgUQABiABMICERAuGIAEGMcBGJgFGJkFGK8BwgIPEAAYgAQYsQMYgwEYChgLwgIJEAAYgAQYChgLwgILEC4YgAQYxwEYrwHCAggQABiABBiiBMICBRAhGKABwgIFEC4YgATCAgYQABgWGB7CAggQABgWGAoYHsICCBAAGKIEGIkFwgIHECEYoAEYCsICBRAhGJ8FmAMAkgcGNC4zMy4zoAfGmAGyBwYwLjMzLjO4B-AqwgcJOC4xNy4xNC4xyAdngAgA&amp;amp;sclient=gws-wiz&amp;amp;mstk=AUtExfBQ6gfiPpRamiyirXL63QUFO5AepJ8PRxPpRzJmb8Mv5WIU_CAAOLrCggozBGytZjZcz3YWw5AJEPye6RKQVLpv0FUsvQxzwFureegHtJQ8t-qxR8Ijgn9tD5emt3B91IK5Hv0qMs32-3tzWRJbu8iY_9IflsdnxGzs-SOsP3n5qio&amp;amp;csui=3&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;&lt;span style=text-decoration:none&gt;&lt;span style=text-underline:none&gt;Osman bin Talha&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;'ya layık olduğu için geri vererek emaneti ehline (liyakat) teslim etmiştir. O benim Amcam dememiş, layık olan O demiştir. Bu hadiseyi her yöneticinin aklından çıkarmaması gerektiğini düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Bununla birlikte atama ve görevlendirme süreçlerinde objektiflik algısının güçlendirilmesine çok büyük ihtiyaç vardır. Olumsuz algıların önüne geçilmesi için atama ve görevlendirme süreçlerinin daha şeffaf, objektif ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi &amp;nbsp;John Stacey Adamsın adalet (eşitlik) motivasyon teorisine göre önem arz etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Sahada karşılaşılan bazı uygulamalar, karar süreçlerinde daha güçlü etik ve mesleki standartlara ihtiyaç olduğunu da göstermektedir. Bu nedenle, eğitim yöneticilerinin karar alma süreçlerinde mesleki ilke ve sorumluluklar doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Sahada zaman zaman öğrencilerle ilgili il, ilçe, okul disiplin kurulu süreçlerinin beklenen etkiyi oluşturmadığına, çok enteresan kararların çıktığına dair örneklerle karşılaşılabilmektedir. İlkeli ve tutarlı uygulamaların güçlendirilmesi gerekmektedir. Bir elimize güneşi bir elimize ayı verseniz dahi ben ilkelerimden vazgeçmem diyen eğitimci değerleri ile hareket etmeye ihtiyacımız vardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=3&gt;
	&lt;li&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Yalnızlık, Umutsuzluk Sorunu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Gençlerimizin ruh hali ve toplumsal aidiyet duygusu, eğitim ortamlarının sağlığı açısından belirleyici bir unsurdur. Günlük yaşamda bazı gençlerin umutsuzluk ve yalnızlık hissi yaşayabildiği gözlemlenmektedir. Bu nedenle öğrencilerin kendilerini değerli hissedecekleri, sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlerle desteklenecekleri, temel ekonomik ihtiyaçlarının karşılanacağı, bilim ve teknoloji ile bütünleşecekleri ancak bir kabahat işlerlerse de belirli yaptırımlarla karşılaşacaklarını bilecekleri saygı, sevgi ve güven duyacakları bu standartlara ülkedeki tüm okulların sahip olacağı eğitim ortamlarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. &amp;nbsp;Bu ifadeyi ISO 10002 standartını &lt;b&gt;okullarda&lt;/b&gt; &lt;b&gt;paydaş&lt;/b&gt; &lt;b&gt;memnuniyet&lt;/b&gt; yaklaşımına dönüştürerek görev yaptığı okulda uygulamış, Dönemin Talim Terbiye Kurulu Başkanı Sayın Alpaslan Durmuşun görev yaptığım kurumu ziyareti sırasında kendilerine diğer çalışmalarımız ile takdim etmiş, 2023 vizyon belgesine &lt;b&gt;Mutlu Çocuklar, Güçlü Türkiye&lt;/b&gt; ilkesinin girmesine de katkı sağlamış bir meslektaşınız olarak kullanıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Ailelerin çocukları ile iletişimin zayıflaması da çocukları yalnızlığa iten diğer bir neden olarak görülmektedir. Bu nedenle ailelerin çocukları ile iletişim kanallarını asla kapatmamaları, beraber zaman geçirmeleri ve ailelerin çocuklarının neler yaptığını genel çerçevesi ile de olsa bilmesi çok önem arz etmektedir. Ailesiyle bağı zayıflayan çocukların riskli çevrelere yönelme ihtimali artmaktadır. Yine okullarda her öğrencinin doğrudan kendini ifade edebileceği en az bir öğretmeni ile etkileşim içinde olması sağlanmalıdır. Bu etkileşim yapay bir şekilde birbirine zimmetlenerek değil, doğal yollarla kurulmalıdır. Görülecektir ki bu uygulamalar akran zorbalığı ile&amp;nbsp; mücadeleyi de sağlayacaktır. Ailelere yönelik mutlaka içeriği tüm paydaşların katılacağı şekilde belirlenmesi gereken ebeveynlik eğitimleri verilmesi ve bunun yaygınlaştırılması gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Eski Bakanımız Sayın Ziya Selçukun dediği gibi önemli olan müfredatı yetiştirmek değil ferdi yetiştirmek olmalıdır. Bu çaba gençlerimizi zararlı dijital ortamlardan kurtaracak, onları olası olarak kullanmak isteyebilecek yasa dışı yapıların eline düşmesini de engelleyecektir. Bu yönü güçlendirilmeden kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=4&gt;
	&lt;li&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Medyanın Olumsuz Etkisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Medya içeriklerinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi dikkate alınmalıdır. Özellikle şiddet içerikli yayınların uygun saatlerde yayınlanması ve yaş gruplarına göre denetlenmesi önemlidir. Ayrıca dijital ortamlarda çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı ilgili güvenlik kurumlarımız dahil ilgili tüm kurumlarımızca daha sıkı koruyucu ve önleyici tedbirler alınması gerekiyorsa yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Medya kuruluşlarının da sorumlu yayın etiği ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi çok büyük önem arz etmektedir. Aynı şekilde sanal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda mutlaka öğrencinin yüksek menfaati gözetilerek yapılmalı, kesinlikle özendiricilikten kaçınılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=5&gt;
	&lt;li style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Güvenlik Tedbirleri&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Herzbergin motivasyon teorisi gereği bu yaşadığımız vahim olayların arkasından ilk olarak okullarda ki temel insani ve güvenlik ihtiyaçları mutlaka karşılanmalı ve bunun karşılandığı da öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarafından da görülebilmelidir.&amp;nbsp; Okullarda ve okulların çevrelerinde güvenlik tedbirlerinin artırılması, olumsuz olayların önlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bu kapsamda: okul giriş ve çıkışlarının kontrol altına alınması, güvenlik personeli istihdamı, okul çevrelerine öğrenciler için zararlı kişilerin yaklaştırılmaması ve varsa bu şekilde işletmelerin ortaya çıkarılması ve kriz durumlarına yönelik hazırlıkların yapılması gerekmektedir. Ayrıca psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kriz anlarında hızlı müdahale edilebilmesi için ilgili birimlerin koordineli çalışması gerekmektedir. Önleyici mekanizmalar kurulmalıdır. Hem öğretmenlerin hem öğrencilerin hem de velilerin desteğe şu anda çok ihtiyacı vardır. Pazartesi günü okullarda öğretmen ve öğrenciler en güzel şekilde karşılanmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=6&gt;
	&lt;li&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Öğretmenin Toplumdaki Değerinin Azalması Sorunu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Öğretmen rol modelliği önemli ölçüde zarar görse de hala ayaktadır. Okul öğrenci sayılarının kesinlikle 500ü geçmediği idareci, öğretmen ve öğrencinin birbirini tanıdığı, bildiği, etkileşim içerisinde olduğu bir iklimi tüm okullarımızda inşa etmek zorundayız. Milli Eğitim Yöneticileri öğretmenlere güven aşılayan bir anlayışta olmalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;Haklı dahi olsanız veliyi üzerseniz bende sizi üzerim&lt;/b&gt; anlayışını ve bunun temsilcilerini eğitim süreçlerinden dışlamak durumundayız. Daha güven temelli ve destekleyici bir yönetim anlayışının benimsenmesi, öğretmenlerin görevlerini daha etkin şekilde yerine getirmelerine katkı sağlayacaktır. Eğitim ortamlarında tüm paydaşlar arasında karşılıklı güvenin güçlendirilmesi çok önemlidir. Öğretmene güveni güçlendiren madden ve manen ihtiyaçlarını gözeten bir sistem, öğrencide de güven duygusunu aşılayacaktır. Eğitim ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti normalleştiren söylem ve davranışların etkili hukuki yaptırımlara tabi olması gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;ol start=7&gt;
	&lt;li style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;b&gt;Eleştirisel Bakış Sorunu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Yaşanan olayların ardından Bakanlık düzeyinde tüm sendikaların yanlarında raporları ile davet edilerek ve kapalı bir ortamda tek tek Bakanlığı lütfen eleştirin denilebilmelidir. Akabinde elde edilecek sonuç raporu ile ilgili tüm paydaşların ve her sendikanın en az 1 üyesinin katılımı ile ayrıca bir çalıştay yapılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Arkasından İdarecilerimiz, arkasından öğretmenlerimiz birbirimizi eleştirebilmeliyiz, öğrencilerimize de bu fırsatı verelim diyebilmeliyiz. Gerekiyorsa bir modül üzerinden isimler görülmeden 360 derece değerlendirme sistemine ihtiyaç duymamamız ve kurabilmemiz gerekmektedir. Unutmayalım eleştiri sadece olumsuz değildir. Olumlu yanları da paylaşma ve geliştirme imkanını da önerdiğim bu sistem bizlere sağlayacaktır. Daha sonra da kendi yaptıklarımızı öz-eleştirimizi yaparak değerlendirebilmemiz gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Bu yazının amacı herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almak, kırmak, suçluyu tespit etmek değildir. Niyetim yaşanan üzücü olaylar üzerinden bütünsel bir değerlendirme yaparak bir daha yaşanmaması için çözüm üretmeye katkı sağlamaktır. Zira hepimiz çok üzgünüz, çok yaralıyız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=text-align:justify&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;&lt;span style=font-family:&amp;quot;Aptos&amp;quot;,sans-serif&gt;Unutulmamalıdır ki; eğitim sisteminin Cumhuriyetimizin temel değerlerine dayanarak güçlenmesi, bilim ve manevi değerleri aynı anda kucaklayan güvenli bir eğitim ortamı toplumun geleceği açısından hayati öneme taşımaktadır. Sorunların çözümü ise ancak elimizi taşın altına koyarak, bilimsel, önleyici tedbirleri ve yaklaşımları hayata geçirerek, sorunlarla yüzleşerek, ortak sorumluluk bilinciyle mümkün olacaktır. &lt;b&gt;Adli ve İdari makamlar mutlaka yaşanan vahim olaylarla ilgili kovuşturmalarını yürütmektedir. Kamu vicdanı da olayların farkında ve kendi değerlendirmesini yapmaktadır.&lt;/b&gt; Bizler, eğitim dünyası olarak ve paydaşlarımızla birlikte bu olayların bir daha yaşanmaması için neler yapılması gerektiğine odaklanmak zorundayız. En büyükten en küçüğe hiçbir paydaşın, kusuru olsa da kusursuz olsa da sorumluluk dışında tutulamayacağı açıktır. &lt;b&gt;Savunmacı bir yaklaşıma girmeden, olgunlukla başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ve Bakanlık liderliğinde hepimiz &lt;/b&gt;kendi süreçlerimizi eleştirel gözle değerlendirip, geliştirmek zorundayız. Buna hemen başlayabiliriz. Çünkü &lt;b&gt;Başka Bir Ülkemiz, Başka Bir Gençliğimiz ve Başka Bir Geleceğimiz Yoktur&lt;/b&gt;. Milletimizin başı sağ olsun.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p align=right style=margin-bottom:.0001pt; text-align:right&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p align=right style=margin-bottom:.0001pt; text-align:right&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Dr. Hamit İZDAŞ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p align=right style=margin-bottom:.0001pt; text-align:right&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Meslek Dersleri Öğretmeni&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p align=right style=margin-bottom:.0001pt; text-align:right&gt;&lt;span style=line-height:115%&gt;Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şube Başkan Yardımcısı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p align=right style=margin-bottom:.0001pt; text-align:right&gt;&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/okullarimizda-siddet-pandemisi-ve-7-cozum-onerisi-h43911.html">OKULLARIMIZDA ŞİDDET PANDEMİSİ VE 7 ÇÖZÜM ÖNERİSİ</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/bize-ogretmeniyle-barisik-siyasetci-ve-yetkili-lazim-h43910.html</link>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 06:31:00 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[sendikalar]]></category>
		<title><![CDATA[BİZE ÖĞRETMENİYLE BARIŞIK SİYASETÇİ VE YETKİLİ LAZIM]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;Okul baskınları sonrası sendikalar ve öğretmenler güvenlik sorununa dikkat çekmek için iş bırakma eylemi yaptılar ancak ne talihsiz ki kimi siyasetçiler Aklınız başınıza alın gibi söylemlerle öğretmenlere yüklenirken kimi yetkililer de iş bırakma eyleminin kamu vicdanını sızlattığını dillendirerek, öğretmeni sorguladı. Bunu gören kimi kendini bilmezler de öğretmenlere karşı saygısızlaştı, tehdit ve hakaretlere başvurdu&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bu tablo karşısında öncelikle sormak istiyorum.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Hangi siyasetçi polis korumasız alana çıkıyor?&amp;nbsp;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Okul baskını sonrası Sayın İç İşleri Bakanı güvenliği sağlamak için hangi okulumuzdaymış, gittiyse de polisler eşliğinde mi gitmiş yoksa öğretmenler gibi tek başına mı gitmiş?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Sayın İç İşleri Bakan Yardımcısı, Ayla Öğretmenin ruhu lazım demiş, yani ölün demiş öğretmenlere...&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Sayın Bakan Yardımcısı, korumasız sokağa çıkıyor musunuz?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Korumalarla alanlara çıkanların, öğretmenlerden ölüme atlamalarını beklemek ne kadar adil?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Sayın İçleri Bakan Yardımcısı öğretmenler iş bırakma eylemi yaptı, diye üzülmüş ve mahçup olmuş.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Mahçup olmayın Sayın Bakan Yardımcısı, tam tersine öğretmenler iş bırakma eylemi yaparak okullardaki güvenlik sorununu kamuoyunun gündemime taşıdılar, bu duyarlılıklarından dolayı öğretmenlerle gurur duyun.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Çünkü öğretmenler öğrencilerini seviyor ve korumak için eylem yaptılar, tedbir istediler yetkililerden.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Ayrıca Sayın İç İşleri Bakan Yardımcısı polisle öğretmeni kıyaslarken, keşke polisle öğretmenin görev tanımının aynı olmadığını hesaba katsaydı.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Öğretmenlerin işinin eğitim ve öğretim olduğunu, İç İşleri Bakanlığının ve polislerin işinin de halkın güvenliğini sağlamak olduğunu bir öğretmen olarak söyleme ihtiyacı duyuyorum her nedense...&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bir toplum yöneticileri başta olmak üzere öğretmenleri ile çatışıyor, öğretmeni hedefe koyuyorsa, o toplum intihar ediyordur.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Nitekim Şanlıurfa ve Kahramanmaraş okul baskınları bunun en somut örneğidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;İtibarsızlaştırılan, öğrencilerin karşısında etkisiz ve yetkisiz bırakılan bir eğitim ordusu yaratıldı. Otoritesiz bırakılan okullar, baskınlarla anılmaya başlandı.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Ne yazık ki yanlış eğitim politikalarının günah keçisi olarak öğretmenler hedefe konuyor, sorumluluk öğretmenlere ihale ediliyor.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Yetkililerimiz; ileri geri sözlerle öğretmeni itibarsızlaştırıp, hedef gösterenlere karşı öğretmenleri koruyup, o kişiler hakkında yasal işlem yapmaları gerekirken ne yazık ki bu öğretmen düşmanlarını cesaretlendirici tutumlar içine giriyorlar.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Herkes bilmelidir ki eğitim ordusu itibarsızlaştırılarak ve hedef gösterilerek yara aldıkça, toplum çürür ve ölür.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bu yüzden toplumun ve devletin bekasını düşünenler öğretmenlere söz söylerken, hassasiyet göstermelidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Yıllardır sendikalar ve öğretmenler olarak okullarda yaşanan şiddeti anlatıyoruz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Öğretmenler sözlü ve fiziki şiddete uğradı, dövüldü, öldürüldü duymak ve görmek istemediniz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Duyulmayan, görülmeyen, cezası olmayan her suç teşvik edicidir. Ve sonunda okul baskınları başladı öğretmenlerle beraber öğrenciler de öldürüldü.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Artık öğretmenler dayanamadı bu görmezliğe ve duymazlığa ve tüm yurtta tüm sendikalar iş bırakma eylemi kararı aldı.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Öğretmenler işe gitmemek için değil, korktukları için değil siz yetkililere okullardaki şiddeti duyurmak için iş bıraktılar, öğrencilerini korumak için iş bıraktılar.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Öğretmenler show yapmak için değil, kendi güvenliklerini sağlamak için korumayla gezen bakanlara, okulların da korunması gerektiğini göstermek için iş bıraktılar...&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Keşke zamanında öğretmenlere yönelik şiddetleri görseydiniz ve duysaydınız ve tedbir alsaydınız da sıra öğrencilere gelmeseydi Sayın İç İşleri Bakan Yardımcısı.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Keşke okul baskınları olmasaydı, çocuklar ölmeseydi ve öğretmenler iş bırakma eylemi yapmak zorunda kalmasaydı&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Keşke, öğretmenlere kulak verilseydi, güvenlik önlemleri alınsaydı o zaman Ayla Öğretmen ölüme gitmek zorunda kalmazdı.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bize nasıl bir ruh lazım biliyor musunuz ey siyasetçiler, ey bakanlar, ey toplum&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bize Fatih Sultan Mehmet ruhu lazım.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Fatih Sultan Mehmet Hocası Akşemseddini İstanbulun manevi Fatihi olarak görmüş ve birlikte at üzerinde İstanbula girer. Halkın kendisi yerine Hocası Akşemsidine çiçek vermeye çalışması üzerine  Gidiniz, yine ona gidiniz. Sultan Mehmet benim ama O, benim hocamdır. Şehrin manevi fatihidir diyerek hocasına hürmetini ifade eder dolayısıyla ilme ve hocaya verdiği değeri halka gösterİr.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;İşte bize bu ruhtaki yöneticiler lazım&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bize öğretmeni ile barışık siyasetçi ve yetkili lazım&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Kadriye Demirel&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/bize-ogretmeniyle-barisik-siyasetci-ve-yetkili-lazim-h43910.html">BİZE ÖĞRETMENİYLE BARIŞIK SİYASETÇİ VE YETKİLİ LAZIM</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/okullardaki-siddetin-gorunmeyen-yuzu-h43908.html</link>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:53:47 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[egitim-yazilari]]></category>
		<title><![CDATA[Okullardaki Şiddetin Görünmeyen Yüzü]]></title>
		<description><![CDATA[Siverek ve Maraşın Ardından: Çocuklarımızı Şiddet Sarmalından Nasıl Koruruz?]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Şanlıurfa ve Kahramanmaraşta öğrencilerin karıştığı kanlı okul baskınları sonrası eğitimcilerden peş peşe uyarılar geliyor. Fiziksel güvenlik önlemlerinin yetersizliğini vurgulayan Eğitimci Adem Bican, şiddet eğilimli gençleri karanlıktan çekecek pedagojik seferberlik çağrısında bulundu.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Sadece 48 saat arayla Şanlıurfa ve Kahramanmaraşta okulları hedef alan silahlı saldırılar tüm Türkiye'yi derinden sarstı. Eğitim dünyasında fiziksel güvenlik tartışmaları alevlenirken, deneyimli Eğitimci Adem Bican asıl sorunun gözden kaçırıldığına dikkat çekerek kamuoyunu uyardı: Tehdit kapı dışından değil, o sıralarda oturan kendi çocuklarımızdan geliyor. İhtiyacımız olan metal dedektörleri değil, psikolojik güvenlik duvarlarıdır.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;14 Nisan sabahı Şanlıurfa Siverek'te bir liseye pompalı tüfekle giren 19 yaşındaki gencin 16 kişiyi yaralaması ve hemen ertesi gün Kahramanmaraş Onikişubat'ta henüz 14 yaşındaki bir ortaokul öğrencisinin silahından çıkan kurşunlarla yaşanan trajik can kayıpları, Türkiye'nin bir numaralı gündemi haline geldi. Olayların ardından gözler okul kapılarındaki güvenlik açıklarına çevrilse de, sorunun çok daha derin sosyolojik ve pedagojik kökleri olduğuna inanan Eğitimci Adem Bican, kalıcı çözüm için ezber bozan uyarılarda bulundu.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Tehdit İçeriden Geliyor: Fiziksel Değil, Psikolojik Güvenlik Şart&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt; &lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Yaşanan her iki olayın da dışarıdan gelen bir terör veya asayiş olayı olmadığını, faillerin bizzat okulun kendi öğrencileri veya eski öğrencileri olduğunu vurgulayan Adem Bican, kapıdaki güvenlik önlemlerinin tek başına yetersiz kalacağını belirtti.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Bican, durumun vahametini şu sözlerle özetledi: 14 yaşındaki bir çocuğun çantasında silahla okula girmesi veya 19 yaşındaki bir gencin okulu basması, sadece güvenlik görevlilerinin atlanması değildir. Bu; rehberlik sisteminin, aile takibinin ve toplumsal farkındalığın atlanmasıdır. Çocuğun içindeki öfkeyi, dışlanmışlığı ve şiddet eğilimini okul koridorlarında veya evde fark edemiyorsak, tetiği kimin çekeceğini önceden bilemeyiz. X-Ray cihazları çocukların sırt çantasını tarayabilir ama ruhlarını tarayamaz. Asıl inşa etmemiz gereken şey çocukların 'psikolojik güvenliğidir'&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Eğitimci Bican, meselenin sadece okul sınırları içinde çözülemeyeceğine dikkat çekerek, ailelere ve dijital platformların denetimine yönelik tarihi bir çağrı yaptı. Siverek'teki failin olay öncesi sosyal medyada bıraktığı tehdit izlerinin ve Maraş'taki 8. sınıf öğrencisinin evdeki silahlara bu kadar rahat erişebilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek ebeveynleri uyardı:&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Evlatlarımızın dijital ayak izlerini takip etmediğimiz, şiddeti normalleştiren oyunlardan ve sanal zorbalıktan onları koruyamadığımız bir senaryoda, okulları yüksek duvarlı kalelere çevirmek çözüm değildir. Evinde silah bulunduran bir ebeveynin, çocuğunun buna erişmesini engelleyememesi izah edilemez bir ihmaldir. Aileler evde bilinçli bir duvar örmediği sürece, okuldaki öğretmenin çabası tek başına yeterli olamaz.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Bicanın dijital dünya ve şiddet sarmalı arasındaki ilişkiye dair yaptığı bu uyarılar, son günlerde Meclis gündemine taşınan ve belirli yaş gruplarına sosyal medya kısıtlaması getirilmesini öngören kanun teklifi hazırlıklarıyla da paralellik gösteriyor. Bu tür yasal adımların pedagojik açıdan destekleyici olduğunu ifade eden Bican, devletin hamlesini şu sözlerle değerlendirdi:&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;Devletimizin belirli bir yaşın altındaki çocukları sosyal medyanın denetimsiz algoritmalarından ve siber zorbalıktan korumak amacıyla gündeme aldığı yasal yaş sınırı hazırlıkları, eğitimciler olarak bizlerin sahadaki çığlığına verilmiş çok yerinde bir reflekstir. Ancak unutulmamalıdır ki, en güçlü kanun teklifi bile ailenin yerini tutamaz. Yasal sınırları evdeki bilinçli ebeveyn takibiyle ve doğru bir iletişimle desteklemezsek, çocuklarımız bu karanlık dünyalara farklı yollardan girmeye devam edecektir.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Çözüm: Gençlere Hedef ve Umut Vermek&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;İçindeki potansiyeli bilimle, sanatla, sporla veya üretimle ortaya koyamayan gençlerin, varlıklarını maalesef tahrip ederek kanıtlamaya çalıştığını ifade eden Bican, Gençlerimizi uluslararası yarışmalara, bilime ve teknolojiye yönlendirmek, onların elinden silahı alıp yerine geleceği vermektir. Hedefi ve umudu olan bir genç, o karanlık sarmalın içine düşmez dedi.&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p style=margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/okullardaki-siddetin-gorunmeyen-yuzu-h43908.html">Okullardaki Şiddetin Görünmeyen Yüzü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/okul-meselesi-memleket-meselesidir-h43906.html</link>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:46:38 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[sendikalar]]></category>
		<title><![CDATA[OKUL MESELESİ MEMLEKET MESELESİDİR]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;OKUL MESELESİ MEMLEKET MESELESİDİR&lt;br /&gt;
Velilere Sesleniyorum!&lt;br /&gt;
Okullarda öğretmenler dövüldü, görmezden geldiniz, öğretmenler öldürüldü yine görmezden geldiniz.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Artık öğrencilerimiz; çocuklarımız ve gençlerimiz öldürülüyor...&lt;br /&gt;
Herşeyi öğretmenlerden beklemeyin, çocuklarımızın, gençlerimizin can güvenliğinin sağlanması için bize destek olun, yetkilileri çözüme davet edin.&lt;br /&gt;
Sanıyor musunuz ki ögretmenler sadece kendi&lt;br /&gt;
canları için eylem yapıyor ?&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Eğitimciler;&lt;br /&gt;
öğrencilerini seviyor ve onların korunması,&lt;br /&gt;
okullarda gerekli güvenlik tedbirlerinin&lt;br /&gt;
alınması için mücadele ediyor, bu bir çabadır,&lt;br /&gt;
bu bir fedakarlıktır ve bu fedakarlık devam&lt;br /&gt;
edecek?&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Bunun farkında mısıniz, sevgili&lt;br /&gt;
veliler?&lt;br /&gt;
Yaz tatiliyle dilinizden düşürmediğiniz, yatarak maaş aldıklarını iddia ettğiniz, yoksulluk sınırında maaş aldıkları halde, maaşlarının çokluğundan şikayet ettiğiniz, yeri geldiğinde yetersiz ve beceriksiz bularak şikayet edip, itibarsızlaştırdığınız, çocuğunuzun yararına yaptığı bir eleştiri sonrası,&amp;nbsp; soluğunuzu CİMER'den aldığınız öğretmenler; sizlerin çocukları okullarda güvende olsunlar diye, yine sorumluluğu kendileri üstlendiler ve okulların güvenli hale getirilmesi için hem maddi hem manevi kayıpları göze alarak eylem yapıp, yetkilileri sorumluluk almaya ve göreve davet ediyorlar.&lt;br /&gt;
Biliyoruz ki siz velilerin de biz öğretmenlerin de ortak kaygısı öğrencilerimizdir.&lt;br /&gt;
İşte bu yüzden siz veliler de bu sorumluluğun bir parçası olmalısınız.&lt;br /&gt;
Çünkü okullarda yaşanan şiddet olayları toplumsal bir sorundur, tedbir eksikliğidir, ebeveyn ihmalidir kısacası memleket meselesidir.&lt;br /&gt;
Toplumun tüm unsurları ve yetkililer sorumluluğu paylaşmalı gerçekçi ve kalıcı çözüm için el ele verilmelidir.&lt;br /&gt;
Ve velilere büyük görev düşmektedir. Çocuklarınıza karşı ebeveyn sorumluluğunuzu üstlenin.&lt;br /&gt;
Sevgili anne ve babalar çocuklarınızı denetleyin.Onları telefona, tablete, dijital alana emenet etmeyin.&lt;br /&gt;
Altını çiziyorum.&lt;br /&gt;
Okul meselesi, memleket meselesidir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Sadece öğretmenlere ihale edilmemelidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Kadriye Demirel&lt;br /&gt;
Anadolu Eğitim Sendikası Antalya İl Temsilcisi&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/okul-meselesi-memleket-meselesidir-h43906.html">OKUL MESELESİ MEMLEKET MESELESİDİR</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/pes-pese-gelen-okul-saldirilari-kopya-davranis-alarmi-h43905.html</link>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:33:43 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[egitim-yazilari]]></category>
		<title><![CDATA[PEŞ PEŞE GELEN OKUL SALDIRILARI: &quot;KOPYA DAVRANIŞ&quot; ALARMI!]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: Olayların görünür olması risk altındaki bireylerde 'model alma' ve 'duyarsızlaşma' etkisi yaratabiliyor&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Toplumun her alanında tüm canlıları ilgilendiren şiddet sarmalı, son günlerde 'okullarda şiddet' olarak kendini gösterdi. Olaylar ilk ele alındığında münferit gibi görülse de toplumsal bir sorun olarak okunması ve önleyici yaklaşımın buna göre ele alınması son derece önemli.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, konuyu toplumsal olarak ele aldığı açıklamasında kopya davranış etkisine dikkat çekiyor. Psikolog Buse Başakgil: Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan silahlı saldırıların art arda gelmesi, literatürde taklit etkisi ya da kopya davranış olarak adlandırılan bir süreci akla getiriyor. Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler kimlik gelişiminin hassasiyeti ve aidiyet arayışı nedeniyle dış uyaranlara daha açık hale gelir. Bu tür olayların yoğun biçimde görünür olması, risk altındaki gençlerde benzer bir eylemle dikkat çekebilirim düşüncesini tetikleyebilir. Şiddet davranışının medyada detaylı ve dramatik şekilde sunulması, bazı bireylerde duyarsızlaşmaya yol açarken, bazılarında ise eylemi bir çözüm ya da kendini ifade biçimi olarak algılamaya neden olabilir. Özellikle kendini dışlanmış, değersiz ya da öfkeli hisseden gençler için bu tür olayların model oluşturabildiğini söyleyebiliriz. diyor.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Şiddete Toplumsal Müdahale Şart!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Şiddet olayları karşısında tüm aktörlerin bir arada hareket etmesi ve ortak bir dil kullanmasının önemini vurgulayan Psikolog Buse Başakgil: Okullarda şiddetin artışı çok boyutlu bir sorun olmakla birlikte yalnızca bireysel değil, toplumsal müdahale de gerektirir. Öncelikle erken önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, okullarda psikolojik danışman sayısının artırılması kritik önem taşır. Medya, eğitim sistemi ve aileler arasında tutarlı bir dil oluşturulmalı, şiddeti normalleştiren söylemlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca çocuklara erken yaşlardan itibaren duygu düzenleme ve problem çözme becerileri kazandırılması büyük önem taşır. Şiddet olaylarının görünürlüğünün artması iki yönlü etki yaratabilir. Bir yandan farkındalığı artırarak önleyici adımları hızlandırabilirken, diğer yandan özellikle risk altındaki bireylerde model alma ve duyarsızlaşma etkisi yaratabilir. Bu durum sosyal öğrenme kuramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, özellikle çocuklarda ve ergenlerde davranışın taklit edilme ihtimali artabilir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Şiddet Bir Sonuç: Asıl Sorun İhmal&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Ebeveynler için en etkili koruma yöntemi, çocukla kurulan açık ve güvene dayalı iletişimdir. Aşırı kontrolcü ya da tamamen serbest bırakıcı yaklaşımlar yerine, sınırları net ama esnek bir ebeveynlik modeli benimsenmelidir. Çocuğun sosyal çevresi, dijital kullanımı ve duygusal durumu yakından gözlemlenmelidir. Aynı zamanda çocukların kendilerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturulmalıdır. Şiddet eğilimini artıran faktörler arasında dürtü kontrol sorunları, düşük empati becerisi ve yoğun öfke birikimi gibi psikolojik etmenler yer alır. Çevresel olarak ise aile içi şiddet, ihmal, akran zorbalığı ve sosyoekonomik zorluklar önemli risk faktörleridir. Ayrıca medyada şiddete sık maruz kalmak da duyarsızlaşmaya yol açabilir. Bu faktörler çoğu zaman bir arada bulunarak riski katlayıcı etki gösterir. Aile içi iletişim, çocuğun duygusal gelişiminin temel belirleyicisidir. İhmal edilen veya şiddete maruz kalan çocuklarda saldırgan davranışların görülme ihtimali belirgin şekilde artar. Çocuk, gördüğü davranışı model alarak problem çözme yöntemi olarak şiddeti içselleştirebilir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Akran Zorbalığı Daha Ciddi Şiddet Eylemlerinin Habercisi Olabilir!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Akran zorbalığının pekiştirilmiş bir davranış olarak devam etmesinin daha ciddi şiddete dönüşebileceği vurgulayan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: İçe kapanma depresyon veya kaygı belirtisi olabilirken, ani öfke patlamaları bastırılmış duyguların dışa vurumu olabilir. Akran zorbalığı, şiddetin hem bir türü hem de daha ağır şiddet davranışlarının habercisi olabilir. Zorbalığa maruz kalan çocuklar ilerleyen süreçte ya içe kapanabilir ya da saldırgan davranışlar geliştirebilir. Aynı şekilde zorbalık yapan çocuklar da bu davranışı pekiştirerek daha ciddi şiddet eylemlerine yönelebilir. Bu nedenle zorbalık erken dönemde mutlaka ele alınmalıdır. Ayrıca, çocuklarla dijital içeriklerdeki şiddet hakkında konuşmamak yerine açık ve yaşa uygun bir şekilde iletişim kurmak daha sağlıklıdır çünkü çocuklar bu içeriklerle zaten karşılaşır ve rehberliğe ihtiyaç duyar. Açık konuşmalar, onların gerçek ile kurgu arasındaki farkı anlamasına yardımcı olur. Korku, merak veya kaygı gibi duygularını ifade etmelerini kolaylaştırır. Küçük yaşlarda basit ve net açıklamalar yapmak önemlidir. Daha büyük çocuklarla şiddetin sonuçları üzerine konuşulabilir. Ebeveynlerin soru sorarak diyalog kurması, çocukların düşünmesini destekler. Tamamen yasaklamak veya konuyu görmezden gelmek genellikle ters etki yaratır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, güvene dayalı ve sürekli bir iletişim kurmaktır..&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çocuklar daima sinyal verir!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Eğitimciler ve ailelere düşen görev ve destekleyici süreç hakkında bilgi veren Psikolog Buse Başakgil: Öğretmenler, yargılayıcı ve suçlayıcı bir dilden kaçınarak kapsayıcı ve destekleyici bir iletişim kurmalıdır. Öğretmenler de aileler de net ve tutarlı sınırlar koyarak hangi davranışların kabul edilemez olduğunu açıkça ifade etmelidir. Gerekli durumlarda okul rehberlik servisi ve aile ile iş birliği yapılması, sürecin daha etkili yönetilmesini sağlar.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Çocuğun davranışlarında belirgin ve şiddeti artan değişiklikler gözlemleniyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Yoğun kaygı, uyku sorunları, sınır problemleri, sosyal geri çekilme veya agresif davranışlar önemli sinyallerdir. Ayrıca çocuk kendine ya da başkalarına zarar verme eğilimi gösteriyorsa gecikmeden destek alınmalıdır. Erken müdahale her zaman daha etkili sonuç verir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Risk altındaki öğrenciler erken dönemde tespit edilmeli&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Kriz sonrası rutin sürece hızlıca dönülmesinin önemini vurgulayan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil: Okullarda psikolojik güvenlik ortamını yeniden inşa etmek, yalnızca fiziksel önlemlerle değil, öğrencinin kendini duygusal olarak güvende hissettiği bir iklim oluşturmakla mümkündür. Bunun için öncelikle öğrencilerin kendilerini ifade edebileceği, yargılanmadan dinleneceği açık iletişim kanalları kurulmalıdır. Okul yönetimi, öğretmenler ve rehberlik servisleri arasında güçlü ve koordineli bir iş birliği sağlanarak risk altındaki öğrenciler erken dönemde tespit edilmelidir. Rehberlik servisleri kriz öncesinde, davranış değişiklikleri, içe kapanma, öfke patlamaları ve zorbalık eğilimleri gibi erken uyarı sinyallerini sistematik biçimde izlemelidir. Yanlış bilgilerin ve söylentilerin önüne geçmek için yaşa uygun, net ve doğru bilgilendirme yapılmalıdır. Yoğun kaygı, korku veya travma belirtileri gösteren öğrenciler bireysel olarak değerlendirilmeli ve gerekli durumlarda uzman desteğine yönlendirilmelidir. Ayrıca kriz sonrası süreçte rutinlerin mümkün olduğunca hızlı şekilde yeniden kurulması, çocukların kontrol ve güven duygusunu artırır. Psikolojik ilk yardım kısa vadeli bir destek olmakla birlikte, uzun vadeli izleme ve gerektiğinde psikososyal müdahalelerle devam ettirilmelidir.&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/pes-pese-gelen-okul-saldirilari-kopya-davranis-alarmi-h43905.html">PEŞ PEŞE GELEN OKUL SALDIRILARI: &quot;KOPYA DAVRANIŞ&quot; ALARMI!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/artik-bunlarla-anilmayin-acinin-golgesinde-makam-kavgalari-h43904.html</link>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:04:17 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[egitim-yazilari]]></category>
		<title><![CDATA[Artık Bunlarla Anılmayın! Acının Gölgesinde Makam Kavgaları]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;Son günlerde yüreğimizin kaldırmakta zorlandığı olaylara tanıklık ediyoruz. İstanbulda bir öğretmenimizin okul içinde hayatını kaybetmesiyle başlayan acı zinciri; Samsunda bir kadın öğretmene yapılan saldırı, Şanlıurfada okul basılması ve Kahramanmaraştaki benzer olaylarla büyüyerek hepimizi derin bir üzüntüye boğdu. Bu yaşananları tarif etmeye kelimeler yetmiyor; acı demek hafif kalıyor, üzüntü eksik kalıyor. Toplum olarak tarifsiz bir sarsıntının içindeyiz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bu tür dönemlerde bir ülkeyi ayakta tutan en önemli güç, birlik ve beraberliktir. Yaralar ancak omuz omuza verilerek sarılır. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz Yani geleceğimiz. Onlara sahip çıkmak, yalnız olmadıklarını hissettirmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Tam da böyle bir zamanda gözler doğal olarak Milli Eğitim Bakanlığına çevriliyor. Çünkü bu tür olayların ardından sahaya ilk inmesi, psikolojik destek mekanizmalarını hızla devreye alması ve toplumsal güven duygusunu yeniden inşa etmesi gereken en kritik yapı burasıdır. Özellikle Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu süreçlerin merkezinde yer almalıdır&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/egitim-yazilari/artik-bunlarla-anilmayin-acinin-golgesinde-makam-kavgalari-h43904.html">Artık Bunlarla Anılmayın! Acının Gölgesinde Makam Kavgaları</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/siyasiler-koruma-altinda-ogretmen-ve-ogrenciler-neden-savunmasiz-h43903.html</link>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 22:44:53 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[sendikalar]]></category>
		<title><![CDATA[SİYASİLER KORUMA ALTINDA, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER NEDEN SAVUNMASIZ?]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;SİYASİLER KORUMA ALTINDA, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER NEDEN SAVUNMASIZ?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bugün Şanlıurfanın Siverek ilçesinde bir liseye girerek rastgele ateş açan saldırganın 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar etmesi, eğitim kurumlarımızdaki güvenlik zafiyetini bir kez daha acı ve çıplak şekilde gözler önüne sermiştir. Bu olay, artık görmezden gelinemeyecek kadar açık bir gerçeği haykırmaktadır: Okullarımız güvende değildir!&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Siyasi temsilciler için her türlü koruma tedbiri alınırken; yüzlerce öğrencinin, onlarca öğretmenin bulunduğu eğitim yuvalarının güvenlikten yoksun bırakılması kabul edilemez bir çelişkidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Soruyoruz:&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bir okulun güvenliği, bir makamdan daha mı değersizdir?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Ne yazık ki Milli Eğitim Bakanlığı ve yasa yapıcılar, okullarda giderek artan güvenlik risklerine karşı hâlâ yeterli, kararlı ve kalıcı bir adım atmamaktadır. Bu ihmalkârlık, her geçen gün daha büyük felaketlere davetiye çıkarmaktadır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bizler eğitimciler olarak uyarıyoruz:&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Okullar yalnızca eğitim verilen yerler değil, aynı zamanda çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın can güvenliğinin emanet edildiği kurumlardır. Bu emaneti korumak yetkililerin en temel sorumluluğudur.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Taleplerimiz nettir ve acildir:&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;-Tüm okullara kadrolu ve profesyonel güvenlik görevlileri atanmalıdır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;-Okullar gün boyu etkin güvenlik önlemleriyle korunmalıdır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;-Fiziki güvenlik altyapısı (kamera sistemleri, kontrollü giriş-çıkış vb.) güçlendirilmelidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;-Okul güvenliğine yönelik yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Artık geç kalınmamalıdır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Her ihmal, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurmaktadır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Öğretmenlerimiz de öğrencilerimiz de kıymetlidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Feda edilecek tek bir canımız dahi yoktur!&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Milli Eğitim Bakanlığını ve Türkiye Büyük Millet Meclisini derhal sorumluluk almaya, okullarımızda güvenliği sağlayacak somut ve etkili adımları atmaya çağırıyoruz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Sessiz kalmayacağız.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Unutturmayacağız.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Takipçisi olacağız.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Kadriye Demirel&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Anadolu Eğitim Sendikası Antalya İl Temsilcisi&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/siyasiler-koruma-altinda-ogretmen-ve-ogrenciler-neden-savunmasiz-h43903.html">SİYASİLER KORUMA ALTINDA, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER NEDEN SAVUNMASIZ?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/okullarimizda-siddete-gecit-vermeyecegiz-h43902.html</link>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:45:08 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[sendikalar]]></category>
		<title><![CDATA[OKULLARIMIZDA ŞİDDETE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!]]></title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;OKULLARIMIZDA ŞİDDETE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!&lt;br /&gt;
Bugün sabah saatlerinde Şanlıurfanın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleşen silahlı saldırı haberiyle sarsılmış durumdayız. Okul bahçesine kadar giren bir saldırganın rastgele ateş açması sonucu eğitim ortamının savaş alanına dönmesi, hepimizi derinden yaralamıştır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bu saldırı sadece oradaki öğrenci ve öğretmenlerimize değil, tüm eğitim camiasına ve toplumun huzuruna yapılmıştır.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak şunları vurguluyoruz:&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Güvenlik Zafiyeti Kabul Edilemez: Bir şahsın elinde silahla bir eğitim kurumuna bu kadar kolay girebilmesi, okullarımızdaki güvenlik önlemlerinin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha acı bir şekilde göstermiştir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Eğitim Yuvaları Kaleye Dönüşmeli: Okullarımız; ideolojilerin, kavgaların veya bireysel öfkelerin boşaltılacağı yerler değil; bilimin ve güvenin adresidir. Milli Eğitim Bakanlığını okullarda profesyonel güvenlik personeli istihdamı ve fiziki güvenlik önlemleri konusunda acil adımlar atmaya çağırıyoruz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Şiddet Yasası Şart: Eğitim çalışanlarına ve eğitim ortamlarına yönelik şiddetin cezaları caydırıcı olmalı, Eğitimde Şiddet Yasası bir an önce en sert haliyle hayata geçirilmelidir.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Olayda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, saldırı sırasında büyük korku yaşayan öğrenci, öğretmen ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Eğitimin huzur içinde sürdürülebilmesi için bu sürecin takipçisi olacağımızı, şiddetin her türlüsüne karşı dimdik duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Şanlıurfa İl Temsilciliği&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/sendikalar/okullarimizda-siddete-gecit-vermeyecegiz-h43902.html">OKULLARIMIZDA ŞİDDETE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ogretmensitemiz.com/e-okul/mebbis-ve-e-okul-girislerinde-yeni-donem-h43901.html</link>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:23:35 +0300</pubDate>
		<category><![CDATA[e-okul]]></category>
		<title><![CDATA[MEBBİS ve e-Okul Girişlerinde Yeni Dönem]]></title>
		<description><![CDATA[Öğretmenlerin Dikkatine! MEBBİS ve e-Okul Girişlerinde Yeni Dönem
]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;&lt;strong&gt;Milli Eğitim Bakanlığı, dijital sistemlerde güvenliğin artırılması ve kullanıcı deneyiminin kalıcılığı amacıyla MEBBİS ve e-Okul girişlerinde yeni bir dönem başlatmaya hazırlanıyor. parçalarla birlikte hem eğitmenlerin hem de belgelerini almak için daha güvenli ve hızlı bir erişim süreci hedefleniyor. Peki yeni güncelleme ile, e-okul ve MEBBİS'de neler değişecek? Detaylar haberimizde&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dijital altyapısını güçlendirmeye ve veri güvenliğini en üst seviyeye çıkarmaya devam ediyor. Son yapılan duyuruya göre, öğretmenlerin en sık kullandığı platformlar olan MEBBİS ve e-Okul sistemlerine giriş yöntemi güncellendi. Artık sisteme erişim sağlamak isteyen eğitimcilerin MEB Ajanda uygulaması üzerinden yeni adımları takip etmesi gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;&lt;strong&gt;Adım Adım Yeni Giriş Yöntemi:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;&lt;strong&gt;Güncelleme Şart: &lt;/strong&gt;Öncelikle Play Store veya App Store üzerinden cihazınızdaki MEB Ajanda uygulamasının en güncel sürümünü indirdiğinizden emin olun.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;&lt;strong&gt;Aktivasyon Kodu:&lt;/strong&gt; Uygulamanın yeni sürümünü kurduktan sonra, MEBBİS içindeki Kişisel Bilgiler Modülü kısmına giriş yapmanız gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;&lt;strong&gt;Yeniden Kurulum: &lt;/strong&gt;Bu modül altında yer alan Uygulama Şifreleri ekranından yeni bir aktivasyon kodu alarak sisteminizi tekrar aktif hale getirebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;span style=font-size:18px;&gt;Güvenlik tehditlerine karşı bir önlem olarak hayata geçirilen bu güncelleme ile öğretmenlerin ve öğrencilerin verilerinin daha sıkı bir kalkanla korunması hedefleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
]]></yandex:full-text>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ogretmensitemiz.com/e-okul/mebbis-ve-e-okul-girislerinde-yeni-donem-h43901.html">MEBBİS ve e-Okul Girişlerinde Yeni Dönem</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


